Mutluluk Nerede?
- Dilek Özdoğru

- 25 Ara 2025
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 7 Oca
Mutluluğu genellikle dışarıda arıyoruz. İlişkilerde, nesnelerde, olaylarda...

Oysa araştırmalar şunu söylüyor: mutluluk, büyük ölçüde bizimle ilgili. Yani mutluluk, çoğu zaman eklenen bir şey değil, bizde hali hazırda var olan bir hal. Mutluluğu insanlara bağladığımızda, onların değişkenliğine teslim oluyoruz. Olaylara bağladığımızda, kontrolümüz dışında gelişen durumlara anlam yüklüyoruz. Nesnelere bağladığımızda ise, geçici uyaranlardan kalıcı bir his bekliyoruz. Oysa beyin, yeniliğe çok hızlı alışıyor. Yeni bir ilişki, yeni bir iş ya da yeni bir eşya bir süre iyi hissettirse de, bu etki zamanla azalıyor. Bu yüzden dışsal kaynaklı mutluluk uzun vadede sürdürülebilir olmuyor.
İlişkiler, arkadaşlıklar bitiyor, bazen bir süre yalnız kalıyoruz bazen hayatmıza yeni insanlar
giriyor. Bir süre sonra arkasında günlerce, haftalarca belki de aylarca ağladığımız insan bizim
için bir yabancı oluyor hatta bazen iyi ki hayatımdan çıkmış diyoruz.
Şu arabayı alsam, şu çantaya sahip alsam çok mutlu olurum dediğin şeye sahip olduğunda bir
süre sonra mutluluk azalıyor yerine yeni hedefler geliyor. Şu marka çanta, bu model araba...
Hedefler, planlar, gelecek... Mutlu olmak için terfi almayı beklemek, işlerin yola girmesini
beklemek... Gerçekleştiğinde konunun aslında bu olmadığını anlamak ve tatminsizlik.
Bunların hiçbiri yanlış değil, insan olmakla ilgili. Hepsi doğal. Günümüz yaşantısının bize
dayattığı normallerimiz. Sistem bunu istiyor. Eğer bir keşiş değilsek, ormanda yaşamıyorsak,
dağlarda yalnız değilsek böyle hissetmemiz de davranmamız da normal. Ama aslında mutluluk bizimle ilgilli. Hepimiz doğarken mutluyuz. Mutluluk bizde zaten hep var. mutluluk dışarda aranan bir şey değil. O zaten hep içerde. Hiçbir şeye ve hiçkimseye sahip olmadığında bile orda duruyor.
Hayatımıza giren insanlar, nesneler, hedefler ekstrası. Mutluluğumuza mutluluk katan bazen de tersi. Gittiklerinde, bittiklerinde üzülmek normal, insancıl. Önemli olan bu yas süreci. Olayla olay olmamak. Kahrolmamak.
Hedefler güzel, bizi canlı tutar. Ama mutluluğumuzu buna bağlamamak önemli. Olursa harika
olmazsa hayatın bir bilidiği vardır..
Sürekli koşmak, kendini zorlamak, başkalarına göre yaşamak...
Bunlar azaldığında, mutluluk kendiliğinden daha ulaşılabilir oluyor. Söylemesi kolay uygulaması zor, ama en azından artık farkındayız. Anlamaya bir adım daha yakınız..

Yorumlar